Gökçeada'nın coğrafi olarak merkezi denebilecek konumunda tatlı bir Rum köyü olan Tepeköy'ün sakin bir köşesinde, gayet modern bir otel yaratmış Fatih bey. Adanın Zeytinliköy, Kaleköy gibi diğer merkezlerinden daha sakin gibi gözüken köyünde Barba Yorgo, Meraklis gibi yemek ve eğlence yönünden görmeye değer yerele uygun ama İstanbul'da bulunamayacak kalitede mekanlar köyde kalmak için yeterli bir sebepti bizce. Otel Köy meydanının daha aşağısında kaldığından sessizlikle başbaşa bırakıyor tabi gece. Zeytinli baraj gölü ve dağ manzaralı odalarda akıllı televizyondan klimaya imkanları gayet yeterli. Kahvaltı dahil olması da avantajdı ve manzaraya karşı eksiksiz kahvaltıda kahve ikramları da hoştu. Sonuç olarak zevkli bir ortamı doğru bir yerde bulduk kendi adımıza.
The Hill Village House
TEPEKÖY İÇYOLU NO:80 GÖKÇEADA/ÇANAKKALE
Editörümüz tarafından onaylandı
Gökçeada Çanakkale tatili keyfini, The Hill Village House ile çıkarın. En güzel Gökçeada Çanakkale otellerinde uygun fiyatla kalmak için hemen rezervasyon yap!
Türkiye’nin en büyük, en yeşil adası Gökçeada…
Adanın kekik kokulu tepelerinde özgürce dolaşan keçi ve koyunları, en olmadık yerde karşımıza çıkan şapelleri, dağları, gürül gürül akan çeşmeleri, asırlık zeytin ağaçları, denize girilecek tertemiz koyları karşılıyor bizi... Kendimizi cennete gelmiş gibi hissediyoruz… En büyüleyici yerlerinden olan Tepeköy’de, orijinalliğini koruyarak restore edilmiş The Hill Village House’a konuk oluyoruz. Sanki başka zamanlara götürüyor insanı burası.
Ev sahibi Fatih Bey’in konuk ağırlamadaki inceliği, otelin konumu, mutlak dinginliğe sevk eden atmosferi, güzel odaları ve kahvaltısı ile eşsiz. Manzarada ise Zeytinli Barajı ve dümdüz yemyeşil bir ova…
Gün batımları Gökçeada’da bir ritüeldir, ezelden beri yazarız bunu. Otelden yarım saat yürüyerek vardığımız Çınaraltı mevkiide, güneş Semadirek Adası’nın arkasından batarken, silüeti büyüleyici bir ortam yaratıyor. Ritüelimizi tamamladıktan sonra da, tavernalarıyla nam salmış Tepeköy’deki otelimize yürüme mesafesinde kalan Angelikis Taverna’ya gidiyoruz. Angeliki’nin yeri, hem sohbeti hem porsiyonları hem de otantik ortamı ile her defasında mutlu bir akşam yemeği geçirmemizi sağlıyor. Kaçırmayın deriz! Deniz için ise; cennet gibi birçok bakir koy ve plaj bulunuyor adada. Kefalos Plajı, Laz Koyu, Uğurlu Plajı… Canımız nereye isterse… Bir parantez: (Toprak yollara girmeden en bakir olanları keşfedemezsiniz! Bakir koylara giderken yanınıza şemsiye ve su almanızda fayda var!) O kadar dokunulmamış ve bakir bir havası var ki adanın, mutlaka görülmesi ve uzun vakit geçirilmesi gereken bir ada kesinlikle. Günübirlik geziler Gökçeada’ya büyük haksızlık! Bizce bir an evvel yola çıkın.