Hiçbirşey Bulamadık

Listeleniyor...
×

Şirin sözcüğünü duyduğunuzda artık farklı anlamlar yüklemenizi sağlayacak kadar bambaşka güzellikte bir yer Şirince

Şirin sözcüğünü duyduğunuzda artık farklı anlamlar yüklemenizi sağlayacak kadar bambaşka güzellikte bir yer Şirince. Bir kere giden bir daha gitmek istiyor bu köye. Gerçekten isminde söz edildiği gibi şirin ve küçük, kendi halinde bir köy Şirince.

Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı ve ilçe merkezine yaklaşık olarak 10 dakikalık bir mesafede. Turizm potansiyeli olarak zaten yeterince turistin geldiği bir köyken bir de 2012 yılındaki kıyamet senaryoları ile gündeme geldi ve tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardı. Üstelik son yıllarda sadece yaz aylarında değil, yılın her dönemi çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği bir yer Şirince.
   
Ünlü yazar Dido Sotiroyo’nun eserinde ise “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca (Şirince) cennetin bir parçası olması gerekir.” Sözleri ile bahsedilir Şirince’den. Köye girerken sizi karşılayan zeytin ve mandalina ağaçlar ve narenciye kokuları arasında siz de Şirince’nin cennetten bir parça olduğunu düşünebilirsiniz.
 

Şirince halkı da turistlere oldukça alışmış. Müşteriden çok öte misafirleri gibi görüyorlar ve oldukça güler yüzlüler. Her köşe başında yöreye özgü motifler, figürler, eşyalar ya da lezzetli ürünler görmeniz mümkün. Ancak Şirince denince akla gelen ilk şeylerden biri, birinden lezzetli ve güzel meyveli Şirince şarapları. Girdiğiniz hemen hemen her dükkânda pek çok çeşidin tadına bakabilirsiniz. Şirince’deki üzüm bağlarında yetişen ürünlerden yapılıyorlar. Hepsi oldukça lezzetli ve güzel. Ancak benim önerim yabanmersini şarabı. Tadına doyamayacaksınız.
   
Şirince’nin hemen girişinde, merkezde ağaçların sardığı güzel bir çay bahçesi var. Mevsimine göre içeride ya da dışarıda mutlaka biraz vakit geçirin o bahçede derim. Hem güzel bir gözleme yersiniz ( her çeşidini bulabilirsiniz) hem de bir yorgunluk kahvesi içersiniz. Ayrıca köyün halkı size mutlaka taze mevsim meyvelerinden de ikram eder.
   
Şirince’de konaklamak için de seçenekleriniz var. İsterseniz köyde isterseniz de 5 dakikalık uzaklıkta Selçuk ilçesindeki tesislerde kalabilirsiniz. Şirince’deki otellerin çoğu halkın evlerinin birkaç odasını kiralaması ile otel haline gelmiş durumda. Pansiyon ve şirince butik otelleri de bulabilirsiniz. Otel, ev ya da pansiyon hepsi doğanın kucağında, rengarenk bahçesinin içerisinde ve oldukça eski tarihi olan yapılar. Bu yüzden odaların dekorasyonu ve mimari yapıları oldukça otantik. Dantel süslemeleri, eski dolapları görebilirsiniz.
   
Şirince otellerinde konakladığınızda mevsim ne olursa olsun güne taze sebzeler ve yörede yetişen zeytin ve altın sarısı zeytinyağı ile başlıyorsunuz. Dağ kekiği ile de tatlandırılmış olarak. Gün içinde ister otelinizde isterseniz de köydeki lokanta ve çay bahçelerinde yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Zeytinyağlı Ege yemeklerini ve kabak çiçeği dolmasını mutlaka tatmalısınız. Köşe başlarında taze taze ve sıcacık, yeni yaptıkları ev ekmeklerini satan teyzeleri görebilirsiniz.


Köyün merkezine geldiğinizde taşlı, dar sokaklardaki gezinizi ve fotoğraf turunuzu tamamladıktan sonra alışverişe başlamalısınız. Çünkü dar ve küçük çarşısında gördüğünüz her şeyi almak isteyebilirsiniz. Şarap, zeytinyağı, zeytin ve defne-zeytinyağı sabunu benim önerilerim arasında. Sabunlar cildinize ve saçınıza iyi gelecektir. Şarapları da hem kendinize hem de sevdiklerinize vermek için alabilirsiniz. Üstelik istediğiniz kadar saklayabilirsiniz. Meraklısı iseniz dolap süsleri, işlemeli yöresel tekstil ürünleri de satın alabilirsiniz.
   
Alışverişin dışında Şirince Köyü’ne geldiğinizde gezip görmeniz gereken yerlerin başında, dar sokaklardan tırmanarak ulaştığınız Aşağı ve Yukarı Kilise geliyor. Tarihi ilkokul binasını da ziyaret edebilirsiniz. Her köşe başında karşınıza gelen tarihi Şirince evlerini de gezip görebilirsiniz. Merkezde bulunan çınar ağacının önünde fotoğraf çektirebilirsiniz.
   
Şirince Köyü’nün tarihine gelince, oldukça eskilere dayandığı söyleniyor. Ancak ilk yerleşimin ne zaman başladığına dair tam olarak kanıt yok. Efes Kenti’nin dağılması ile bazı halkların buralara yerleştiği söyleniyor. Bu tarihler de yaklaşık olarak MS 6.yüzyıla dayanıyor. Bugün köyde bulunan kalıntıların ise 11.yüzyıla ait olduğu söyleniyor. Eski halkların ise Rum olduğu biliniyor. 16. Yüzyıldan sonra ise köye, Türkler de yerleşmeye başlamış. Bugün köyde bulunan su kanalları ise Roma Dönemi’nden kalmaymış.
   
Şirince Köyü’nün isim olarak geçmişi ise oldukça ilginç. Rumlar köye Kirkince diyorlarmış. Bazılarına göre ise Kırkınca. Türklerin yerleşmesi ile ismi, köyün doğası ve atmosferinin aksine, Çirkince diye anılmaya başlamış. Cumhuriyet Dönemi’nde ise İzmir Valisi Kazım Bey, buraları dolaşmaya çıktığında bu kadar güzel toprakları adının Çirkince olamayacağını ve Şirince olarak değiştirilmesi gerektiğini söyler. O zamandan sonra da köyün adı Şirince olarak kullanılmaya başlar.

 
Önceleri Şirince Köyü çok daha büyükmüş. Kimileri neredeyse 2000’e yakın hane olduğunu söylüyor. Bugün ise bu rivayetlerin aksine sadece 200 civarı ev var Şirince’de.
Şirince’yi daha önce görmediyseniz yaz mevsimini beklemenize gerek yok. Sonbahar ve kış aylarında da Şirince gezmek ve keyifli vakit geçirmek için oldukça uygun bir yer. Dolayısıyla en yakın hafta sonu planınızı Şirince gezisi için yapın derim ben. Üstelik konaklamalı bir gezi düşünürseniz civardaki Efes ve Meryemana gibi tarihi yerleri görme fırsatını da yakalayabilirsiniz. Ege Bölgesi’nin ılıman iklimi hâkim olduğu için, soğuk kış diye bir şey yok Şirince’de. Yani mevsim şartları gezmeye engel değil. bavulunuza birkaç parça eşya, huzur için kitabınız, fotoğraf makineniz ve yanınızda sevgilinizle Şirince sizi bekliyor. İyi gezmeler.

Şirince Otelleri için tıklayınız: http://www.kucukoteller.com.tr/sirince-otelleri.html