×
TR EN
izim bozada 18.02.2014
Bolu, yeşille mavinin kucaklaştığı nadide kent

Karadeniz Bölgesi’nin batı kesiminde yer alan Bolu, yeşille mavinin kucaklaştığı nadide kentlerimizden biri. Hem Karadeniz iklimini ve havasını, yanı sıra doğasını yansıtan hem de doğanın tüm nimetlerini sergilediği bir kent. Karadeniz’in en bilinen tatil şehirlerinden biri. Üstelik dört mevsim ayrı bir tatil seçeneği sunuyor.
Bolu deyince aklımıza ilk gelen şeylerden biri yaz turizminin yanında sonbahar ve kış aylarında bambaşka güzelliklere ve renklere bürünen Abant Gölü, Yedigöller ile Kartalkaya. Köroğlu Dağları’nın eteklerinde yer alan Kartalkaya ile her mevsim bir başka romantik, bir başka büyüleyici Abant Gölü, yılın her dönemi çok fazla turistin ziyaret ettiği beldelerimizden.
Bolu’nun bir diğer güzelliği ise Karadeniz deyince aklımıza ilk gelen şeylerden yemyeşil yaylalar. Bolu’da neredeyse 300 civarında yayla bulunuyormuş. Bu anlamda oldukça geniş bir potansiyele sahip. Yaylaların her birinin havası birbirinden temiz, doğası birbirinden yeşil. Kamp ve piknik yapmak için de oldukça uygun.
Yaz turizminde aklımıza belki önce Karadeniz Bölgesi gelmiyor, ama Bolu zaten sonbahar ve kış turizmi ile daha fazla ön planda. Kartalkaya, kar yağmaya başlayınca dolup taşıyor adeta. Kartalkaya’da 12 tane kayak pisti mevcut. Pistlerin toplam uzunluğu zevkli bir kayak için oldukça elverişli. Konaklama tesislerine gelince Kartalkaya’da çok güzel butik oteller ve tesisler mevcut. Herkesin kesesine de uygun olan bu tesislerde kaldığınızda kayak yapmak zorunda değilsiniz. Ormanda güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir ve bembeyaz örtünün fotoğrafını çekebilirsiniz.
Kayak turizminin yanı sıra Abant Gölü ile de Bolu, sonbahar ve kış aylarının akla ilk gelen tatil beldelerinden biri. Eylül ayında sonbaharın yüzünü göstermeye başlaması ile birlikte Abant Gölü adeta bir renk cümbüşü içine giriyor. Sarının ve kızılın her tonunu görebileceğiniz Abant’ta, sevgilinizle el ele yürümek unutulmaz bir romantizm olacaktır. Abant Gölü civarında çok sayıda kaliteli ve konforlu butik ve küçük oteller bulunuyor. Yılın her dönemi açık olan bu otellerde konaklayabilirsiniz. Fiyat seçenekleri ise her kesimden turistin bütçesine uygun olarak ayarlanmış.
Abant Gölü ve civarında yürüyüş yapabilir, bisiklet turuna çıkabilir, gölde tekne ile gezebilir ya da göl kenarındaki restoranlarda balık yiyebilirsiniz. Yaprakların hışırtısını ve gölün sesini dinlemeyi de ihmal etmeyin. İsterseniz otelinizdeki şömine başında sevgilinizle şarabınızı yudumlayabilirsiniz.
Tüm bu turistik ilçeleri dışında Bolu merkezde de yapacağınız pek çok aktivite var. Öyle ki Bolu’yu ve civardaki turistik yerleri, Kartalkaya ve Abant’ı da içeren bir gezi için bir hafta size az bile gelebilir. İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlere yakın olan konumu ve ulaşım kolaylığı sayesinde de Bolu, yılın her dönemi özellikle yerli turistlerin ziyaret ettiği yerlerden biri.
Bolu’yu tarihi ve turistik özellikleri dışında ülkemiz ve tüm dünya aşçılarının ünü ile tanıyor. Dünyanın en maharetli aşçıları Bolu Mengen’den çıkıyor desek, abartmış olmayız. Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde, Bolulu aşçılar saray mutfağının yemeklerini de yaparmış. Ünleri o zamandan bu zamana karda artarak devam etmiş.
Aşçıların yanı sıra bugün Bolu’da, Osmanlı Dönemi’nden kalma çok sayıda tarihi ve turistik yapı bulabilirsiniz. İsterseniz merkeze oldukça yakın olan Göynük ve Mudurnu ilçelerini ziyaret edebilirsiniz. Bolu’nun merkezinden tutun da hemen her ilçesi tarihi veya turistik özellikleri ile ön planda. Dolayısıyla yapacak çok şeyiniz ve görecek pek çok yeriniz var.
    Bolu il merkezinde ve çevredeki ilçelerde konaklamak için pek çok seçeneğiniz var. İsterseniz büyük bir şehir otelinde de kalabilirsiniz, şirin ve sakin bir Bolu butik otelinde de. Benim tavsiyem; sakin ve huzurlu bir kış tatili yapmak istiyorsanız şirin bir Bolu butik otelini tercih etmeniz. Hem dinlenmiş olacaksınız hem de samimi ve sıcak bir tatil geçirmiş olacaksınız.
    Bolu’da isterseniz yaylalardaki dağ evlerinde de konaklayabilirsiniz. Ya da kamp kurabilirsiniz. Konaklama seçenekleri çeşitli olduğu için dört mevsim tatile uygun bir şehir Bolu. Kış aylarında güzel bir tatil planladığınızda iş hayatından da uzak kalmadan vakit geçirebilirsiniz. Çünkü konaklama tesisleri modern olanaklara sahipler. İşlerinizi otelinizden takip edebilir ya da iş toplantılarınızı ve seminerlerinizi Bolu otellerinde yapabilirsiniz.
    Bolu’ya geldiğinizde gezip tozmanın yanı sıra mutlaka yöresel yemeklerin tadına bakmak için, yemek molası vermeyi de ihmal etmeyin. Bolu’nun kaymağı ve tereyağı oldukça ünlüymüş. Sabah kahvaltısında yöresel bir tereyağ ve kaymak ziyafeti çekebilirsiniz. Onun dışında Mudurnu saray helvası ve köpük helvası da oldukça lezzetli ve meşhur. Tadına bakabilir ve sevdikleriniz için satın alabilirsiniz. Mengen’de ise en meşhur şey peynir. Mengen peynirin tadı ve aroması oldukça lezzetli ve güzel.
    Bolu merkezde ya da ilçelerde kurulan semt pazarlarında meyve sebze alışverişi, yöresel lezzetler ya da kışlık hazırlık ürünlerinden satın alabilirsiniz. Tekstil ürünleri, işlemeli örtüler ve kumaşlar bulabilirsiniz. Bolu’ya özgü hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Bolu’nun meşhur çam kolonyasını ve fındık şekerini de bulabilir ve sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.
    Bolu’ya gelirken yanınıza almanız gereken en önemli şeyler ise yürüyüş ayakkabısı ve fotoğraf makineniz. Çünkü Bolu’nun güzelliklerini ve tarihini gezerek yakından görmeli ve anlarınızı ölümsüzleştirmelisiniz.
    Yani kış tatilinde ne yapılır diye düşünmeyin. Bolu gibi her açıdan güzel ve gezilesi bir şehirde yapacak o kadar çok şeyiniz var ki. Unutulmaz ve belki de romantik bir kış tatili Bolu’da sizi bekliyor.

Bolu Otelleri için tıklayınız. http://www.kucukoteller.com.tr/bolu-otelleri.html